ErIka PalkovIcova

ErIka PalkovIcova

Kırsal Köklerden Gelen Bir Şehir Göçebesi ile Tanışın

Community

Erika Palkovicova'yı çabasız, havalı model tarzı ile dar kot pantolon, tişört ve tasarım spor ayakkabılarının içinde, New York, Paris ve Milano gibi küresel moda başkentlerinde dolaşırken, onu utangaç ve güvensiz bir taşra kızı olarak hayal etmek imkansız. Ancak, Slovakya'daki köyünü terk edinceye kadar içten gelen gücünü ve dış güzelliğini keşfetmediği konusunda ısrar ediyor. "Yaklaşık 700 kişinin yaşadığı oldukça küçük bir köyden geliyorum. Orada güzellik anlayışı yeniliklere açık değil, o yüzden herkes özellikle trendler konusunda aynı yolları takip ediyor. Bugün, kendi stillerimizi ve güzelliğimizi ön plana çıkarmış olsaydık her şey çok daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum. Dünyayı gezerken bunu öğrendim. Güzellik, bir şeyin mükemmel hali ya da mükemmel kıvırcık saçlar değildir, çok daha farklı bir şey olabilir. Bu tamamen doğal haliniz, kendiniz olmakla ilgili. Küçük bir çocukken, kendimle ilgili şu anda gerçekten sevdiğim pek çok şeyi sevmiyordum. Ama sonra seyahat etmeye başlayıp farklı kültürler ve farklı ırklar gördükçe insanların farklı olabileceğini anladım ve "Tamam, belki de dünyadaki en çirkin insan ben değilimdir." dedim. Uzun sarı saçları, atletik figürü ve ışıltılı teniyle bu doğal güzelliğin, kendisini güzel bulmadığını hayal etmek zor olsa da alçakgönüllü tavrı ve utangaçlığı gerçekten kendini sonradan keşfettiğini gösteriyor. 

Erika Palkovicova, the Urban Nomad with Country Roots

Erika kırsal hayat hakkında konuşurken, çocukluğunun geçtiği doğal hayat ile bugün de hoşlandığı kent yaşamı arasında kalışının nostaljik ikilemini yaşıyor. "Büyük bir şehirde daha çok kendim gibi hissediyorum, çünkü kaybolabilirim, beni kimse tanımaz ve benim hakkımda konuşmazlar. Şehirde kimse sizi rahatsız etmiyor, size bakmıyor, yani izlenmeden ve yaptığınız aptalca şeyler yüzünden köydeki gibi yargılanmadan kendiniz olabiliyorsunuz." Yakın zamanda Yeni Zelanda'ya yaptığı bir yolculuk onu evinden hiç olmadığı kadar uzaklara götürdüyse de, geçmişteki tatil anılarını tekrar canlandırdı. "Bir minibüs ile seyahat etmek, bir çadırda uyumak, çocukluk günlerimdekilere çok benzer deneyimlerdi. Gençken hayalini kurduğum farklı şeyleri görmek istedim, ama aynı zamanda bir minibüste uyumayı, yarın sabah nerede uyanacağımı bilmediğim o köklere geri dönmeyi de çok sevdim. İkisinin bir karışımına sahip olmak çok güzel."

Erika Palkovicova

Dünyanın her yanından harika seyahat görüntülerinin yanı sıra, Erika düzenli olarak gönderdiği yoga "selfie"leri ile Instagram'da insanları imrendiriyor. "Yoga yapmaya ilk olarak New York'ta, aşağı yukarı dört buçuk yıl önce başladım ve daha ilk seansta aşık oldum. Daha önce de spor yapmıştım ama bunlar voleybol gibi takım sporlarıydı. Oysa ben daha sakin ve rahatlatıcı bir şey yapmak istiyordum. Seyahat ederken bunu sürdürmek gerçekten zor oldu ama geçen yıldan beri bunu her gün düzenli olarak yapmaya çalışıyorum. 7'de işe gideceksem saat 5'te kalkıyorum. Hayatımda en azından bir şeyi öncelik haline getirmeye çalışıyorum ve bu, şu an için yoga."

Erika'nın otantik güzelliğini gerçekten görebilenler, ona en yakın olanlar. "Bence ben gayet açık bir insanım ve üzgün veya mutluyken duygularım hakkında konuşmaktan keyif alırım. Sanırım bu bazı insanları rahatsız ediyor ama ben böyleyim, bunu değiştiremem."

#AuthentIc­Beauty­Movement
#MYBELIEF